Now Playing Tracks

Çocuklara ne oluyor?

- Alo, polis amca…

- Efendim kızım.

- Annemi öldürdüm!

*

Deniyor ki:

“Çocuklarımıza ne oluyor?”

*

Saçları dökülüyor.

Uykudan sıçrayarak uyanıyorlar.

Mide spazmı geçiriyorlar.

Bazıları kabız, bazıları ishal.

Kimi ha bire yiyor.

Kimi yemeden içmeden kesiliyor.

Hafıza kaybı yaşıyorlar.

Sebepsiz yere başları dönüyor.

Korkuyorlar.

Elleri titriyor.

Hırçınlaşıyorlar, aniden parlıyorlar.

Dokun, ağlıyorlar.

Altını ıslatan var.

Regl dönemleri sapıyor.

*

Henüz 10-11 yaşındalar.

*

Sınav sayısını azaltacaklarına, güya

reform yaptılar, sınavı artırdılar…

Manyağa çevirdiler çocuklarımızı.

*

Anneler zaten kafayı yedi…

- Çalış.

- Çalıştım.

- Daha çalış.

24 saat kavga.

*

1975’te 150 tane dershane vardı

bu memlekette… Şu anda 5 bin.

*

Netice?

El álemin çocukları Disneyland’a

gidiyor… Bizimkiler psikiyatra.

*

Onun için, bırakın vatana millete

ailesine hayırlı olmasını filan…

Kafanıza sıkmadığına dua edin.

(via dereyeceledeme)

(Source: carretera-perdida)

23 Mart 1994′te Ronald Opus’un cesedini inceleyen adli tabip, onun kafasından yediği kurşunla öldüğünü sonuçladı. Ronald Opus, on katlı bir binanın tepesinden, intihar niyetiyle aşağıya atlamıştı. Umutsuzluğunu, geride bıraktığı bir notta açıklıyordu. Ancak, dokuzuncu katın önünden geçerken pencereden gelen kurşun başına isabet etmiş, hayatı bu kurşunla sona ermişti. Apartmanın sekizinci kat penceresi düzeyinde cam silicileri korumak için konulmuş bir ağ vardı; ama bu ağın varlığını ne silahı çeken, ne de müteveffa Ronald Opus biliyordu. Açıkçası, kurşun olmasaydı, Opus’un intihar girişimi başarılı olamayacak; zemine çakılmadan, sekizinci kattaki ağa takılıp kalacaktı. Opus’un intihar girişiminin başarılı olmayışı, savcıyı elinde bir cinayet vakası olduğu düşüncesine itti. Silahın patladığı dokuzuncu kattaki odada yaşlı bir adam ve karısı yaşıyordu. Tartışıyorlardı ve adam kadını silahla tehdit ediyordu. Öyle sinirlenmişti ki, tetiği çekti fakat mermi kadını ıskalayarak pencereden dışarı yöneldi ve Opus’a isabet etti. Bir insan A şahsını öldürmeye teşebbüs eder fakat B şahsını öldürürse, o B şahsını öldürmekten suçlu sayılmalıydı. Savcının ulaştığı sonuç buydu. Dolayısıyla, dokuzuncu kattaki yaşlı adam cinayetten suçluydu. Bu suçlamayla karşı karşıya kaldığında, adam da, karısı da çok şaşırdılar. Çünkü, tetiği çekerken adam da, karısı da silahın dolu olmadığından kesinlikle eminlerdi. Yaşlı adam uzunca bir süreden beri boş silahla karısını korkutmayı alışkanlık haline getirmişti. Bunu karısı da bilir, o yüzden adamın tehdidine pek aldırmazdı. Kısacası adamın karısını öldürme kastı yoktu; silahın dolu olduğunu dahi bilmiyordu. Böylece Opus’un öldürülmesi bir kaza oluyordu; silah kazara doldurulmuştu. Cinayetten kazaya dönüşen ölüm sebebi, savcının araştırmalarıyla devam etti. Ölümcül kazadan yaklaşık altı hafta önce yaşlı çiftin oğlunu silahı doldururken gören bir tanık ortaya çıktı. Anlaşıldığına göre, kaşlı kadın oğlundan mali desteği çekmişti ve babasının annesini silahla korkutma temayülünü bilen oğul, annesini cezalandırmak için,  babasının annesini vuracağını umarak, gizlice silahı doldurmuştu. Annesi ölecek, babası cinayetten suçlanacak, mallar oğula kalacaktı. Artık olay yaşlı çiftin oğlunun, Ronald Opus cinayetinden sorumlu olduğu noktasına gelmişti. Tam o sırada savcının karşısına yeni bir viraj çıktı. Araştırmalara devam edilince, geçen altı hafta içinde anneyle babanın silahla tehdide varan bir tartışma yaşamamaları, dolayısıyla annesinin ölümünü bir türlü başaramayışı nedeniyle, oğlun umutsuzluğunun arttığı anlaşıldı. Bu, onu 23 Mart’ta on katlı binanın tepesinden atlayarak intihar etmeye itmişti. Ancak, ölümü planladığı gibi olmamıştı; dokuzuncu katın önünden geçerken, kendi doldurduğu ve babasının boş zannettiği silahı tetiklemesiyle annesine isabet etmeyip pencereden seken kurşunun kafasına isabet etmesi nedeniyle Ronald Opus’un hayatı sona ermişti! Dosya intahar olarak kapatıldı.

Sevgili Kürt Kardeşim Burası Türkiye Cumhuriyeti. Kanunlara uyduğun sürece bu ülkede doktor, öğretmen, polis, asker, savcı, hakim, emniyet müdürü, jandarma genel komutanı, kaymakam, vali, milletvekili, bakan, başbakan hatta cumhurbaşkanı olabiliyorsun ve oldun. Gelecekte de olmaman için hiçbir engel yok. Ve benden sahip olduğum herşeyi iste; ekmeğimi, suyumu, aşımı.. Hepsini seve seve paylaşırım. Ama bir gün Yahudi ve Ermenilerin gazına gelip benden toprak istersen; merak etme bencillik etmem, onu da paylaşırım. ALTI SENİN OLUR ÜSTÜ BENİM.

pasifkizindosyasi:

hogwartsdaokuyankiz:

fosfosunusatanbilge:

BU POSTU YÜRÜTÜYORUZ GENÇLER HADİ

işte bu abi!!!!!

çok güsel çok güsel

(Source: tebriklerkazandiniz)

To Tumblr, Love Pixel Union